Vintage

Something Different for Joomla

Ayaklarım!Başımın üstünde yerin var senin Yazdır E-posta
Tarih: 11-05-2008

Image
 
  Image 

 

Hayat yolculuğunda beni hiç mi hiç yalnız bırakmayan vefâlı vücûd arkadaşlarıma bir hatır yazısıdır bu, onları hiç unutmadığım bilsinler diye...

 

Ayaklarım,

Başımın üstünde yerin var senin…

Vücudumun aşağı yamaçlarında

Sükûnetle akan su gibi

Akarsın yollarımda

Beni sırtında taşırsın

Taşırırsın beni umutlarıma…

Ellerim,

Tut ellerimden!

Seninle tutunurum ben hayata

Hayatın elinden tutarım seninle…

Gözlerim,

Daim yolun gözlerim.

Gözlerim ,

Kalbimin tercümanı sensin

İçerlerde bir yerlerde

Sesini duyduğum kalp atışlarımı

Seninle resmeder

Seninle heyecanlarımı seyrederim.

Beş kardeşler, parmaklarım.

Hangi birinizi bir diğerinize tercih ederim

On parmağınızda on marifet var sizin.

Kâinatın mûsikisini kalbime taşıyan,

Bana Esmâ’nın sese bürünmüş tüm hallerini

Duyuran şubelerimsiniz siz kulaklarım…

Kalbimin mânâlarını ihtizaza getiren sesleri,

Kalbime taşıran sizlersiniz…

Yüzüm,

Yüz göz olmuşuz seninle…

Artık ben deyince sen,

Sen görününce ben geliyorum akla.

İnsanlar benden çok seni hatırlıyorlar mesâla…

Ne kadar da beneden, candan, ciğerden bir şeysin sen

Bir tebessümün tüm âzalarda neşe,

Bir hüznün tüm cihâzatımda mâtemdir benim.

Omuzlarım,

Omuzlarında yıllardır taşıdığım benim.

Sana vefâsızca arkasını dönen

Ve hep seni ardına bırakan da benim.

Omuzlarım seninle hafifliyor

Seninle azalıyor şu üstümdeki yük.

Seninle omuz omuza verdiğimiz şu hayat yolunda

Yine seninle azalıyor yorgunluklarım.

Burnum,

Kıvrım kıvrım vadilerden akan suların en güzel yatağı sensin…

Nefes nefes çektiğim şu hayatı ciğerlerime akıtan da sen…

Yüzümün yüzünde akan suların

akıp da çağlandığı en güzel dere yatağı yine sen…

hayatın rengini, kalbime taşıyan,

tüm güzel kokuları, râyihaları

içime davet eden sensin

‘bir nefesine bir hayat değişilmez senin’

Yanaklarım!

Kalbim nasıl değişirse

Sen de değişirsin işte öyle…

‘Kalp’ , kalbolmak’tan (hâlden hale değişmek) türemiş ya,

Yanak’ da yanmaktan türemiş olsa gerek.

Zirâ, kalbimin en ufak yanışlarını, atışların, heyecanlarını hisseden

Al al pembe pembe olan sensin.

Kalbimin yanıklarını ufuklarında söndüren tepecik de sen…

Kalp ateşlerimi duman duman tepelerinde tüttüren de sen…

Avuçlarım!

Seninle avuç avuç yudumlarım hayat,

Yüzümü seninkucağında büyüttüğün su ile serinletirim.

Kalbimin yamaçlarında yeşerttiğin  duâ çiçekleriyle ferahlatırım yüzümü.

Ve yine yüzümü, senin elindeki görünmez boyayla, aminlerle boyarım.

Avuçlarım seninle hayatı avuçlarım…

Alnım!

Alın yazımız aynı anda yazılmış seninle,

Kaderimiz aynı,

Aynı yolun yoldaşlarıyız.

Duâm o ki;

“Alnının akıyla biter bu yolculuğun,

Yüzündeki nur ile aksettir o ebedî mutluluğu…”

Her biriniz vücudumdan bir parça,bir renk bir sessiniz.

Benim vücud binamın odacıkları

Hayat evimin en güzel misafirleri ve emaneti sizsiniz…

Her birini o eşsiz yaratılışın benzersiz nümunelerisiniz.

Yalnızken bile yalnız olmadığımızın farkında mıyız şimdi?

Yalnızken, tek başımızayken bile tek olmadığımızı görebiliyor musunuz?

Ünsiyet, dostluk, yakınlık kuracağımız arkadaşlarımız o kadar çok ki…

Evimde, odamda, sınıfta ya da yolda yürüdüğümüzde derdimizi dinleyecek o kadar güzel arkadaşlarımız, arkadaşlıklarımız var ki…

her an; içimizi, kalbimizi dinleyen kulağımız , sesimize ses verecek dilimiz var…

Ve bizi elimizden tutup ayağa kaldıracak ellerimiz…

Yine her düşüşümüzde bizi ayağa kaldıraca ayaklarımız var.

Ne dersiniz,

Mutluluğu biraz uzaklar da mı arıyoruz ne?

Yanı başımızdakiler bize uzak mı kalıyor ne?

Kendi bahçemizde yetiştirdiğimiz çiçeklerimizden bîhaber

Bir gül bahçesi bulamadığına yanan, ağıt yakan bülbüle mi benziyor halimiz…

Gâliba öyle …

 

Diyorum ki ;

kendi bahçemizden, fıtratımızdan, bizden olan, sûni olmayan şeylerden beslensek biraz…

Bizi biz yapan değerlerimize şöyle bir baksak

İşte o zaman mutluluğun o kadar da uzaklarda olmadığınıfarkedebileceğiz..

İşte o zaman, kendimizle baş başa kaldığımızda hayat ağacımızın meyvelkerinden koparabileceğiz…

Hakikaten hayatın tadını fark edebilecek mutluluğun tadını çıkarabileceğiz…

Hadi, durmayın! Mutluluk yanı başınızda

Sizi bekliyor…

 

Cihan Cambaz

YAZARIN DİĞER YAZILARI İÇİN TIKLAYINIZ  

   

Okuyucu yorumları  
 

Ortalama Üye Değerlendirmesi

 

Yorum Sayısı: 1 / 1

Evliyam...

Yazan:: Murat () Tarih: 12-06-2008

Evliyam...

Yazan:: Murat Tarih: 12-06-2008

Hani birisini yüzüne karşı övme 'boyun kırma' olrak tarif edilmiş ya, eğer ki bu hadisi bilmesem her gördüğümde sana EVLİYAM derdim. (şimdi de arkandan söylüyorum...) Allah hayat boyu yoluna su serpsin... Ve beni senden uzak kılmasın...

 

Yorum Sayısı: 1 / 1



Yorumunuzu ekleyin
İsim
E-mail
Başlik  
Yorum
 
   
   



mXcomment 1.0.5 © 2007-2008 - visualclinic.fr
License Creative Commons - Some rights reserved
 
Sonraki >
Joomla Templates by JoomlaShack