Vintage

Something Different for Joomla

Vecizeler

Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz yaşayamam!

Bediüzzaman Said Nursî

 
Tarih: 09-05-2008

Image 

Image 

Gözümüzü hikmetle açıp ibretle etrafımıza baktığımızda Rabbimizin nice âyetlerini görürüz. Çiçekler, böcekler, dağlar, denizler, denizde akıp giden gemiler, yağmurlar, bulutlar…

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 08-05-2008

Image
 
Image  
 

Bir zamanlar izlediğim Kemal Sunal filmlerinin birinde geçen ve o zamandan beri hafızamda yer etmiş olan bir repliktir: Kanunun gözü terazinin özüdür.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 07-05-2008

Image 

Image

Birbirimizi anlamak için önce, kendimizi sonra diğer insanları tanımalı ve anlamalıyız.

İnsanları tanıyıp, özelliklerini, davranışlarını, huylarını, karakterlerini anladıktan sonra kendimizi ve birbirimizi anlayabiliriz.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 06-05-2008

Image
 
Image 

Bir mankenin, kendisi vergi verdiğinden dolayı çobanlar için “Benim oyum neden onlarla bir olsun ki!” ifadesinden sonra, özellikle medyada birçok ezber yeni bozuluyormuş, bu anlayış ilk defa bu hanım tarafından dile getiriliyormuş gibi bir hava oluşturuldu. Bu tabii ki doğru değil.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 05-05-2008

Image

Image

Yanılmıyorsam 1970’li yıllarda olacak; Türk gençliği muhatap kılınarak ilim ve irfan sahiplerine bir takım kişiler tarafından “Türk gencinin ‘mutlaka’ okumasını istediğiniz 50 kitap ismini verir misiniz?” sorusu sorulmuş.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 04-05-2008

Image
 
Image  

Bilmenin yetmediği bir asırda yaşıyoruz. Hz. Peygamberin (asm) “Bilselerdi yapmazlardı” sözünün, asrımız insanları için de geçerli olduğunu söylemek oldukça zor. Asr-ı hâzır insanlarına, ‘bildikleri halde yapıyorlar’ ifadesi daha çok yakışıyor sanki.

Okuyucu Yorumları (1)
Devamını oku...
 
Tarih: 03-05-2008

Image

Image 

 

Üniversite yıllarımdı. Tarikat ehli bir arkadaşla kampusün bahçesindeki çimenlere oturmuş sohbet ediyorduk. Amel-i salih ve takva sahibi bir kişiliği vardı. İnsanlar içerisine fazla karışmaz, kendi halinde, biraz da içine kapanıktı. Sohbetimizin konusu dönüp dolaşıp hizmet metodlarına gelmiş, Risâle-i Nur ve tarikat noktasında odaklanmıştı. O, tarikatın faydalarından evrad ve ezkârın öneminden bahsediyor, ben ise Risâle-i Nur’un iman hakikatlerini öncelediğini ve sahabe mesleğini esas aldığını vurguluyordum. Ama ne hikmetse ikimiz de kavramların içini tam olarak dolduramıyorduk.

 

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 02-05-2008

Image

Image 

Tolga yıllarca inkâr ehli bir babanın elinde büyümüş, babasından dinsizlik üzerine masallar dinleyip durmuştu. Seneler sonra bir gün Üniversitede sınıf arkadaşında aldığı bir kitapla hayatı değişmişti. Kitabın adı “Gençlik Rehberi”ydi. O karamsar, çekingen, korkak olan çocuk, bir anda ümitli,atak, cesur bir genç oluvermişti. Ne çok şey değişmişti iç dünyasında. Kurumuş kalp toprağına nur yağmurları yağmıştı sanki. Tabii bu arada Üniversiteyi bir Tekstil Mühendisi olarak bitirmişti.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 26-04-2008

Image 

Image 

Bazen aynı dili konuşmak anlaşmak için yetmez. Aynı dili konuşan biri, diğerine iltifat ettiğini zannederken, iltifat edilen, kullanılan kelimeye olumsuz bir mana yüklediği için, sarf edilen sözleri hakaret olarak algılar. Bu tür anlaşamama durumlarını sık sık yaşarız. Bu yüzden kişilerin kullanılan kavramlara ne anlam yüklediği çok önemlidir.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 25-04-2008

Image

Image 

Her gün okumak şartıyla bu yaz tatilinde Sözler’in tamamını bitirecektim. Hemen “Bismillah” deyip başlamalıyım dedim ve daha fazla beklemeden kitabın kapağını açtım. Ne göreyim, Birinci Söz de “Bismillah” diye başlamıyor mu?

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 23-04-2008

Image 

Image 

Bediüzzaman Hazretleri Lem’alar adlı eserinde 25.Lem’ada hastalara teselli olacak konuları ele alır. Ve yirmi beş deva sunar. Hasta insanı psikolojik açıdan rahatlatacak “manevi reçete”lerdir bu devalar. Said Nursi devaları hastalıkların çeşitlerine göre sunar. Önce teşhisi koyar, sonra tedaviye başlar. Devaların başlarında yer alan ; “ey biçare hasta!, ey sabırsız hasta,ey şekvacı (şikayetçi) hasta” şeklindeki hitaplar konulan teşhisleri gösteren ifadelerdir. Merhemler bu hastalık çeşitlerine göre verilir.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 20-04-2008

Image 

Image

Zor zamanlarımda Resul-ü Ekrem’in(asm) hayatını tekrar tekrar okuma ihtiyacı hissederim. Hakikaten de Nebî-i Zîşan’ın(asm) hayatı, yani Siyer-i Nebî hepimiz için yüzlerce örnekle, belki de yüzbinlerce dersle doludur. Efendimizin hayatının her safhası bize zor zamanlardan çıkış yolları gösterebilmektedir. Hatta Muhammed-i Arabî(asm) dünyaya gelmeden önce meydana gelen ve yine O’nun(asm) ile alakalı olan her olayda bile bu, geçerlidir.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 19-04-2008

Image

Image 

Yeğenimle birlikte ikindi namazımıza müteakiben, bahçemizde oturmuş Risalet-i Ahmediye müzakerelerine hazırlanıyorduk. Güneş, öğlenki kadar gül kırmızılığını kanatırcasına vurmuyordu artık. Gül goncasında misafir edasıyla duruyordu adeta. Acelesi var gibiydi. Işınlarını mevcudat üzerinden çekmeye hazırlanan güneş aheste aheste ufûle doğru meylediyordu. Ufûle meyil âcizlikti. Güneşin saçlarında beyazlık emareleri vardı artık. "Asr"ın bir özelliğiydi bu. Asr vaktinde Asr-ı Saadet yolculuğuna çıkma fikri yeğenimden gelmişti. Şimdi yolculuk Kâbe'yeydi.

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Tarih: 17-04-2008

Image 

Image

“Demek, bu Arabi Mesnevî mecmuası, Risale-i Nur’un bir nevi çekirdeği ve fidanlığı hükmündedir.” (Mukaddeme)

Risale okuyucularının lahikaları okurken gözlerinden kaçmayan bir husus vardır: Seyda’nın talebeleri okudukları risalelerden aldıkları feyzi, kazandıkları şevki, samîmane mektuplarla Üstadlarına iletmişler, Üstadımız da bunları zaman zaman risaleye koymuştur. Örnek olarak Hüsrev (Altınbaşak) Ağabeyimizin “Takdir ve tahsine çok lâyık olan bu çiçeği kokladıkça, ruhumuzdaki iştiyak yükseldi.” diyerek övdüğü Emirdağ Çiçeği namındaki 10. Mesele hakkında yazdığı mektubu gösterebiliriz. Burada, Üstadın; yazılan risalelerin okuyucularda ne tür etkiler bıraktığını önemsediği sonucunu çıkarsak, yanlış olmaz kanaatindeyim. 

Bu Yazıyı ilk yorumlayan siz olun
Devamını oku...
 
Image 
Yazılarınızı değerlendirmek ve sitemizde görmek isterseniz editörlerimizden Ahmet Tahir Uçkun'a   Image   adresinden e-mail yoluyla ulaşabilirsiniz.
 
Joomla Templates by JoomlaShack